döküş

donmuş teni, karanlık bakışları ile üstünüze doğru gelen, gerilimi yaylılarla artan bir richard ashcroft, herkesle yalnız, altunizade de, peçeteyle silinmiş, silinirken iyice batırılmış dudaklarla, gözlerle, ellerle üst geçitin birinde akan trafiğe, duran yolculara bakıp, “ulan ben yokum artık, son sözlerinizi söyleyin” diye vedasını çakıyor. doğa bir duruluyor bir coşuyor. ayak uydurmak, sözden dönmemek yazılmış bir yerlere. bundan sonrası 5 harfli bir izine ayrılış. iyi manada.
Posted in: genel | | Mart 2008
2 yorum var “döküş”
Yorum Yazın
29 Mart 2008 12:25
*bu üçüncü yorum denemem*
hani birine bir şey söylersin bir türlü anlamaz, her seferinde “ne?” der ya.. işte öyle bir his var içimde.. şimdi, önceden yazdığım yorumları buraya yazar ve yine “yok böyle bir şey” cevabı ile karşılaşırsam hoş olmaz.. içimdeki eziklik çoğalır; bunalıma girerim filan.. hâlbuki söyleyecek ne çok şeyim vardı, ne dolmuş da gelmiştim.. vs.
*üçüncü yorum denememin sonu*
amin.
29 Mart 2008 12:29
yani her şey blogsayfası’nın opera’yı adamdan saymaması, “git, firefox’la gel.” demesinden ibaretmiş.. ben de büyütmüş de büyütmüştüm.. neyse, söyleyemediğimi söyleyeyim bari: ben de inanmak istiyorum bu blogsayfası’na..
not: biliyorum yazıyla hiçbir ilgisi yok bu yazdıklarımın, hatta yazının kendisi kadar da yazmışım.. pek arsızım..
29 Mart 2008 10:49
eski bir tanıdığı yolda görmüş de konuşmakla konuşmamak arasında gidip gelmiş gibi hissettim. yorumlar denetim bekliyor işaretliymiş, hiç olmazdı, olmuş bir şekilde. blogsayfasinda o. diye biri var, her türlü inanışı destekliyor. bilgilerimize.