sanki bir rüya
bir baş dönmesi şimdi. buluştuğumuz yerde denizin üstümüze üstümüze gelmesi, nasıl çirkin bir deniz, pis kokan, köpüklü dalgaları. “seni sevebilirim” deyişi, gayet olağan, bunu hep söylemesi halleri. ”peki” deyişim, gayet olağan, buna hep razı oluş hallerim. “ellerimi nereye koyayım”, ellerime bakması “şimdilik masanın üstünde kalsınlar” demesi. tatlı bir ümit-in beni yaşatması, ellerimin masada oluşları. olmazlığı, yok oluşları düşünemeyişim, her zaman. “artık fıstık yiyip, smiths dinlemeni istemiyorum” yol göstermesi. asla gibisinden başımı sallayışım. nefes almak da vermek kadar zor. ”arkadaşlarına da bahsetme” tavsiyesi. bunu bilmem, onların anlamayacağını, herşeyle dalga geçer gibi açıklama bekler halleri, arkamdan itmeleri. bir çember vaat etmesi sonra. kendisinin çizeceği bir çemberde mutluluklardan, deniz kızlarından ve söğüt dallarından bahsetmesi. çok eğleneceğimizin, hep güleceğimizin ve öğreneceğimizin sözünü vermesi. benim kabul etmem, herşeyi kabul. yanlışı da kabul. verdikleri linkleri de kabul (1,2,3), bakıma alınışlar da kabul. uyanamayışım.
Posted in: genel | | Ocak 2008
1 yorum var “sanki bir rüya”
Yorum Yazın
27 Ocak 2008 12:25
ben de suna sasirdim efendim. diger link veren arkadaslardan (numara 3) biriyle aramizda 1000000000 mil kadar uzaklik varken. Sizde bulusabiliyoruz demek ki. Iyi birsey mi kotu birsey mi bilemedim